PARTİ

Planlı programlı gelip, tüzüğe aykırı Parti içi mücadeleyi yükseltmeyi amaçlayanlar, Kurultaya hazırlık çalışmalarını boş bahanelerle başlatmayanlar bir gün mutlaka tarihe hesap verir. Verir ama Parti, geleneksel kimliğinden ve evrensel künyesinden olur. Çünkü Parti sağa her savruluşta insafsız, hayın ve hayırsız iradeyle, yetkisiz zulmedenlerin yargısız infazı yüzünden geriler. Dip yapar...

Bu gerilemeyi görüp, bölünme çat kapı kapıda, sonumuz ‘Kör Karanlık’ diyenlere arsızca uzaktakiler muamelesi yapılır. Butlan mutlan takmayanlara sinsice siyasi mezarlık muamması uygulanır. Zaten Parti içinde 'Kayyum Kumpas' tüm uygulamalar, özellikle ardı sıra gelen 'Kalpsiz Kanunsuz' tasfiyeler, birbirinden kopuk olaylar değildir. Aksine büyük olasılıkla büyük sermayenin denetiminde büyük yıkım zincirinin halkalarıdır hepsi...

Halka dayatılan ve lafta savunulan piyonist strateji ise baştan sona yanlıştır. Bozguncu taktisyen her kimse verdiği tüm taktikler de yanlıştır. Savlanan yanlışların tasviri bile yanlıştır. Evrensel doğruları hiçe sayan eleştiriler de kör cahilce itiraz da yanlıştır. Sınav çetindir. Dört yanlışın bir doğruyu götürmesi de yanlıştır...

İşte bu yanlışları var eden 'Kemirgen Kement' ve hava civa havarileri yüzünden Parti, yanlışlar ve yanlışlıklar komedyasına mahkûm edilmiştir. Parti, uzun yıllar sonrası zirveyi yakalamışken şimdi içten dışa dönüşüm sancısı yaşamaktadır. Parti, ‘Kahpa Kahhar’ zevat eliyle sürekli iç kavga üreten, siyasi ve ideolojik hegemonyası zayıflamış konuma çekilmek istenmektedir.

Bu malum isteğe bağlı 'Kapı Kulu' komplocuların arınma, arındırma ve sağlamlaştırma derdinde olup olmadıklarını doğru okumak gerekir. Eğer okuma hatası yapılırsa ‘Katılımlı Kopuş’ veya ‘Özellikle Özgürlük’ tavrı kendiliğinden gelişir...

Gelişen koşullara koşut, gelinen nokta eğer yeni Parti olursa, yeni ulusal kurtuluş mücadelesi verecek gönüllü güçler çok önem kazanır. Bunların memleketin nesnel ve öznel koşullarını doğru analiz edebilecek olgunlukta davranması esastır. Yani Parti kurulmasında olası başarısızlık, güvenilen kadroların analitik düzeye ulaşılıp ulaşmadığına bağlanmalıdır. Çünkü toptan konjonktür baştan doğru okunamamış demektir.

Başa gelecekler tamtamına tahmin edilememiş, ‘Kindar Kavara’ ve tayfasının attığı adımların tehlikesiz olduğu düşünülmüş demektir. Oysa her savruluş sonrası insafsız ve hayırsız iradeyle zulmedenlerin infazı yüzünden değişir dünya…

Yasal yolun tek seçenek haline getirilmesi, 'Kayyumcu Kanat' karakterlerin tam

kavranamaması mevcut Partiyi iyice yan yatırır. Eğer gereken acilen yapılamazsa az sayıdaki keşifçi, illegal yollar dahil daha dolambaçlı yöntemler deneyebilir.

Üstelik Saray ve Meclis, anamuhalif Partiyi yok etme veya yeni Parti kurdurmama noktasında birleşirse siyaset çığırından çıkar. Zaten iktidar bloğu, bunları yapıyorsa

hegemonyasını sürdürmek için muhafazakâr-dinci kesimleri çoktan arkasına almıştır. Yani mevcut yapı ebedi iktidarına engel gördüğü, sol alternatif partiyi olası seçimden önce imha etme programını devreye sokmuştur.

Bu vahim vaziyet, vasiyeti görmezden gelenlerin eseridir. Ayrıca esrik metodlar sola ve sağa indirilen darbelerle, tek parti diktatörlüğü kurulana dek ara verilmeksizin güncellenecektir. Çünkü iktidar blokunun kapitalizmi yukarıdan aşağı inşa etmesinin önündeki engeller kısa süreliğine kaldırılmıştır.

Diğer yandan soldan sonra sağdaki Dinci-Saraycı unsurlar dışındakilere de darbeler indirilecektir. Amaç hegemonyayı güçlendirmek, tek partiye dayanan devlet iktidarının temellerini adım adım atmaktır. Salt bu yüzden

on yıllardır emperyal güçlere karşı, ulusalcı-demokratik solun şansı olmadığı söylenir. Oysa bunu düşünmek dahi egemen güçlere hizmettir.

Çözümün birleşik sol cephede olduğu görülünce de anında yedekte bekleyen 'Kısmi Kontrat' imzalamışlar sahaya atılır. Hatta yeni Parti kurulması önerileri patlatılır. Oysa hazır ve tetikte olmadığından yeni Parti çakılabilir. Olası yenilgi durumunda kontrolü yitirebilir. Ama bir yeni

Parti, sağcı-dinci unsurların hücumlarına karşı kendini her zaman koruyabilmelidir. Her ne kadar deneyimsiz olsa da yeni kurulmuş bir partinin hatasız başlangıç yapması da olanaklıdır. Hedefe ulaşmak illa ki imkânsız değildir.

Yani yeni Parti bir Kurtuluş Partisi olacaksa eğer uyarıcı vurgularda uzmanlaşmalıdır. Eğer teoriden pratiğe geçişin kesintiye uğramayacağı yollar bulabilirse, araba devrilmeden sonuca ulaşılabilir. Zaten araba devrildiğinde yol gösteren çok olur. Her şey olup bittikten sonra geriye doğru akıl yürütmek kolaydır.

Yine de tarihten ders çıkarmak için değinmek şart. Mesele toplumsal sınıfların tahlili, devrim üzerine yazıların analizi ve teorik-siyasal doğruların tespiti düzeyinde kalmamalıdır. Dolayısıyla yeni Partinin pratikte sınanacağı hesaba katılmalıdır.

Yapılan spekülasyonlara aldırmadan, sorumlulukların hayata geçirilmesini süreyle sınırlamak haksızlık olur. Ancak yeni Parti de kendine sunulan bu güvenle sağına düşen geleneği temsil etmemelidir. Çünkü stratejik yaklaşımlarında ciddi farklılıklar vardır. Sola indirilen ağır darbenin arkasında da bu sağcıl yılgınlık vardır. Unutulmamalıdır. Ayrıca olası bir yenilginin yaratacağı travmaya bağlanarak sağa kayış, yeni Partinin emperyalizme karşı mücadelesini de yavaşlatır.

Diğer yandan sağcılaşan yeni Parti eninde sonunda rotasından şaşar. Ve asla "emperyalizme ve feodalizm kalıntılarına karşı mücadele etme sürecini destekleyemez". Başlangıçta formül bu olsa da yeni bir aşamaya geçildiğinden yeni Parti ciddi taktik hatalar yapar. Yıllarca nice parti modelleri sınanmış.ancak tutmamıştır. Hatta aynı frekansta olanlar dahi zamanla ayrışmıştır. Bu son ayrışma olmalıdır.

Değişen dünyaya yeni versiyon bağlamında emperyalizmle bağlarını tamamen koparan bir yeni Parti kurulmalıdır. Burjuva demokratik devrimi tuzağına düşmeyen objektif tezlerini usturuplu anlatan, yeni bir parti olunmalıdır. Zaten başka çare yok, başkaca çıkış yolu da yok. Var diyen çıkarsa anlatsın da öğrenelim...