YÜZLER MİLLETE DÖNÜLMEDİ VE FIRSAT KAÇTI

Eskiden miras ve bugün itibarıyle reddimiras edilesi şu kapalı gurubu aman diyenler yesinler. Daha dün bir bugün iki 'YeniP'de kapattı kapılarını millete.

Asma kilitler ardında, 'Yüzümüzü millete dönelim' diyen bir vekil bile çıkmadı mı? Çıktıysa eğer milletin canını sıkan kompak kararı kim dikte etti guruba. Kibir, gurur ve kusur yine mi baskın çıktı? Peki Başkan mı? Yanıt yok çünkü kapalı gurup...

Peki niye kapalı, açın kardeşim. Kırın sökün kapıları. Oylanacak olan millet memleket meselesi değil mi? O halde kimi kime kapatıyorsunuz. Nasıl öğrenecek millet, hakkında konuşulanları. Hani siyasette özgür olunacaktı, siyaset özel menfaatler doğrultusunda yapılmayacaktı. Oldu mu şimdi olmadı elbet. Çerçeve görüldü ve ıskalandı iktidara giden yolun girişi. Şimdi dön baba dön çıkışı bulmak için. İşi yoluna koymak için kaç bin kilometre yol yapılacağı da muallak...

Meclise boş çerçeve indirimi 'YeniP' için ilk ciddi sınavdı. Sakınmadan 'Hayır' oyu verilecek, malum iktidarı seçimsiz yenip, sınıf iftiharla geçilecekti. Ne yazık ki 'Evet' kaosuna bağlandı kırpık umutlar. Tam sınıf atlayacakken ikmale kalındı, sıfırlandı gelecek. Yarın millet bu kuruma kaç puan yazacak düşün, artı bir puan için diren dur. O da meçhul ya...

Zaten 'YeniP' yeni yeni kurumsallaşıyordu ayrıca ıslak imzalı bir üye bile kaydetmedi daha. Ne acayip rahatlık bu veya eskinin ne kalıtsal aymazlığı. Senin kapalı gurubuna rahmet. Başgösterdi yeniden. Siyaset zemininin kaygan olduğu bilindiği halde ayaklar kaydı ve meçhul niyet açık düştü. Kurucu yönetim hükmen yenildi. Merkez kurul tarihi bir fırsatı tepti resmen. Ve kolay üyelikler zora bindi sanki...

Diyelim ki üyelikler tamam. Ama ilk kongrede bu kapalı gurup katılımcılarına bunun hesabı mutlaka sorulur. Sorulur çünkü yeniden 'Yüzümüzü millete dönelim' dönelim de yüz kaldı mı? diyenler bizzat başkaldırır. Kimileri kafadan sildi sanki ama sırf bu yüzden 'YeniP' kütüğüne kaydını yapacaklar hiç de az değil...

Hayır arkadaş, hayır yoldaş onun bunun için değil. Bildiğin gibi değil bu isyanın özü. Yüzler Millete dönülmedi de kısa yoldan iktidar olma fırsatı kaçtı ya ondan sebep olabilir. Başka sebep arama şimdilik...

Oysa özel ve güzel gerekçelere bağlayıp, haklılığını kanıtlayıp yerden göğe ‘Hayır’ deme hakkın varken özgür iradenle kullanmazsan yanlış yaparsın. Çünkü eloğlu hemen yarın, senin ve 'YeniParti' kimliğinin geçerliliğini tartışmaya açar. Çünkü süreç en, en ağır sallamalar ve saldırılarla yol kesme süreci değil mi?

Bunu ve reisi en iyi bildiğin halde ananın aksütü gibi helal 'Hayır' deme hakkını kullanma sakın. Evet ver sen. Hep bizim analarımız ağlasın yine. Butlanı babam başına bela etmiş gibi 'Evet' ver. Verirsen ver ama yol açtım diye de sevinme. Kapatırlar, tıkarlar. Yani sevinçler kursakta kalır bu gidişle. Öyle böyle değil daha ağır saldırılara maruz kalınır ki en temel insan hakları ihlal edilmekle kalmaz, keyifle çiğnenir. Masumiyet karinesi, düşman hukuku der durursun tüm dünyaya. Çare olmaz. Karşında muhatap bile bulamazsın asla...

Sakın 'Hayır' verme sen verme ki silikleştirme ve sindirme operasyonları rahat çekilsin yoldaşlarına. Kendin ve yönetimin 'Evet' verip yırtacaksınız öyle mi? Nerde o bolluk. Peki, geri kalan yoldaşların sahte delillerle, çürük belgelerle, kanıtlanmaz iddialarla, üfürükten iftiralarla, satanist sataşmalarla, gizli tanık ifadeleriyle, sabahın köründe alınmaktan yırtacak mı? Hayır. Ya bu aşağılanmayı yazgı görmeyip, fıtrat saymayıp yazanlar nasıl yırtacak kefeni...

Sen 'Hayır' verme övünç duvarına adın yazılsın. Sıkılmadan 'Evet' ver tarihi utanç tablosuna adın yazılsın. Sonra söz milletin feraseti. Yok efendim bu tercih senin asla Milletin değil. Ne olduysa bir kaç gecede oldu pentagonist sürece teslim olundu. Önde olunan siyasi rekabet bizzat rafa kaldırıldı. Peki ne uğruna evet, yanıt yok çünkü kapalı gurup...

Kapalı gurup müdavimleri, on yıllardır siyasilere, vekillere, reislere, yurtsever meslek erbabına, ailelere, eşlere, evlatlara zulmeden sivil darbecilere 'Hayır' deyip gününü göstermek varken evet basıp günü kurtarmak niye ki? Eğer tek muhatap millet ise günlerdir, bu boş çerçeveye 'Hayır' denmesi için milletin yüz binlerce önerisi, sert eleştirisi, haklı tepkisi niçin hiçe sayıldı. Millet iradesi niçin çöpe atıldı? Soru yok çünkü kapalı gurup...

Aman paşam, hatırlatma hatırım kalır. Bu saatten sonra değmez. Artık bu fakir bu laf salatasını yemez. Eğer dediğin gibiyse yani yarın bu ülkeyi yönetecek belliyse ve 'YeniP' açık ara iktidar ise bu neyin korkusu. Madem 'YeniP' iktidar olacaksa 'Hayır' deyip, mevcudu yenip köprüyü geçmek varken niçin yüzler Millete dönülmedi. Yine niye 'atı alan Üsküdar'ı geçti' birilerine bu fırsat niçin tanındı. Sırf bu yüzden bile maciskürlü binlerce 'Hayır' bırakılırdı boş çerçeveye...

Eskiden miras emme basma tulumba gibi baş sallayıp apaçık evet veya hayır diyememek, dekor kalmak neyin nesi. Neyin Yenisi. Hani iktadara yürüyen 'YeniP' idi. Yürüyüşü başlatan milyonlar pişman değil belki ama üzgün. Kalpleri kırık. Değdi mi peki barışıldı mı şimdi toptan? Peki hiç yoktan yeni küskünler, 'YeniP'e küsenler. Nasıl barışılacak şimdi...

Evet, madem 'Hayır' demek bu kadar zor geldi kapalı guruba, kolayı vardı. Millete bir kez daha sorsaydılar, sadece dakkaları alırdı. Ve Sevr gününde açık oturum beyanı, tarih yeniden yazılırdı. Şimdi kör karanlık.

O yüzden bundan sonra hayra alamet olmayan her olguya ve oluşuma 'Hayır' demek boynumuza borç. Eskisine 'Yeni'sine...

Yeter artık kendine gel kapalı gurup. Kapatma kendini kapılar ardına. Millete dön yüzünü fazla geç kalmadan. Daha açığı da söylenir ama şahsen ayıp kaçar. Tarihi fırsat ta kaçtı zaten...