Durmak yok, yazıyorum bir yazı daha. Bu konuda yazmayı hiç istemeden son defa. Karaladığım manifesto kikirik ceberrutların cemi cümlesine gitsin bari.
Durmak yok, yazıyorum bir yazı daha. Bu konuda yazmayı hiç istemeden son defa. Karaladığım manifesto kikirik ceberrutların cemi cümlesine gitsin bari. Adres belli, ucu açık. Çünkü politikada hukuk mukuk kalmadı, at izi it izine karıştı resmen. Ne yazık ki iktidar düşü kurarken, devlet ve illet elele tabela partisine doğru evriliyor ulu çınar. Parapolitik 'Kudubet Kukla' ve zehir zemberek zillete rağmen partililer hala dimdik ayakta. Masum millet benekonomist ekonomisi yüzünden zar zor hayatta. Partiye çöken 'Kindar Kantar' politikacı tartma hevesinde. Ayrıntısı alttaki satırlarda, gidilesi tek yol belli. Aksi durumda yok umut. Yok, sanki yol kalmadı çekip gitmekten başka...
Çünkü 'Kukumav Kuşu' ve kumpanyası en uzak ihtimal görülenleri partidaşlarının gözüne gözüne soktu. Sıra dışı sanılar bir bir panoya tutturuldu. Yıllardan sonra iyice yaklaşılan umuda yolculuk unutuldu. Unutturuldu. Mahkeme güvenceli, usturupsuz uyarlamalarla kısa zamanda doğru politika tersine döndürüldü. Öyle ki 'Kanunsuz Kindar' ve kampanyası, iktidar merkezli operasyonel taktikleri umursamazlıkla uyguladı. Hatta haddini aşan hukuk dışı eylemsel tahriklerin tamamı denendi. Ve başı sonu uygunsuz kepazeliklerle partide istikrar bozuldu.
Lafa gelince sakınılan haram lokmayı 'Keltek kerkenez' ile bozguncuları bizzat yuttu. Zalimin attığı zokaya takılanlar, politika tarihinin karanlığında uydulaşır ve uyur diyenler anında disiplinsizlikle suçlandı. Şaka gibi ama usulsüz kesin ihraçlar başladı. Yargıday şakayı tasdikledi. Şimdi illerin sırası, pek yakında ilçelere dek uzayacak seçilmişlerin doğranması. Yani parapolitik sarayın loş koridorları kokoş cellat fışkırıyor...
Dahası zorunlu kurultay hazırlığı berrak bilinçleri zehirleyen bahanelerle öteleniyor. Bilim dışına kaymış politikos zihinle parti yerinde sayar pozisyona puntalanıyor. Tırnak içinde punduna getirip tüm seçilmişlere kanca atılıyor. Gerisingeri krizlerle parti içi galeyan geliştiriliyor. Sonuçta çok yakında adını ve adamlarını kurtaramayan parti, halkı ve memleketi nasıl kurtaracak serzenişi semtlere pompalanır.
Demedi denilmesin, iktidarı değiştirecek partinin ayak seslerini egemen sınıf duyar duymaz oluyor bu büyük
kriz. Ve kıyı köşeler tutuluyor 'Kolpacı Kast' tarafından hemen. Yani benlik hırsı ve bencillik tutkusu tavan yapmış utkusuzlar acilen devreye sokuluyor. Velhasıl kamuoyunu ikna derdi olmayan bu 'Kapitalizm Kapatması' bu 'Kara Korsan' tayfası partiyi bitirmeye kararlı başından beri. Çok belirgin bir kötü niyetlilik var cemi cümlesinde.
Eğer bu tersine durumu tersine çevirecek hamlelerde geç kalınırsa kaos iyice derinleşir. Diğer yandan sus pus kalmayarak da bu kaotik süreç aşılamaz. Konuş konuş kime, anlayan yok ki...
Yok baskın veya erken seçim yapılırsa hazırlıksız yakalanırız, yok şimdi hiç zamanı değil kapışmanın, kapılmayalım kara yele bekleyelim biraz, yok darbesel ayara bizde ayar çekeriz sonra diyerek hepten yok olma ile karşı karşıya partinin seçilmişleri. Oysa beklenmedik bir anda çekilmek, 'Kafadan Kontak' butlan koalisyonuna tarihi bir ders olur. Tek dersi vermek şart. Yok, zorla güzellik olmaz. Yok da yok...
Yok da yol kalmadı başka. Yok yol bu, yok şu yok şubu derken asıl hedeften uzaklaşılıyor. Sürekli imkansızı yaşamak, devamlı imkanları zorlamak kötümserliğe sabitliyor partidaşları. Yani parti de hırpalanıyor partililer de...
Yok babanın partisi mi, yok başka parti mi yok? diye yoklama çekenler de yok değil. Çok. Verilecek cevap da çok ama neyse. Evet babamızın partisi, evet şimdilik başka parti de yok bize. O zaman kur ve başla diyor iç ses. Dış sesler tedirgin ama ödevleri belli, ya asimile et ya da yok et. Malum mesele memlekette sömüren ve sömürülen aynı çizgiye çekilmiş. Parti içinde butlan ve sırtlan kesinkes öne çektirilmiş. O halde
bu asrın en acılı süreci uzamasın daha fazla. Yaz fermanı, kes cezayı...
Eskide ısrar, resmen hak düşmanlarıyla uzlaşı, halk düşmanlarıyla uzlaşı demek sol tahlilde. Yani binbir zahmet eskinin yenilenmesi yerine, yenisini kurmak daha kolay. Bırakalım 'Kılıç Kınında Kalsın' yokları oynasın. Yok, gerçekten yol kalmadı başka.
Durmak yok, ne feci facialar atlattım ben ve yazgımı kendim yazdım yeniden. Yok silinmez yazıdır, yok bilinmez yazgıdır deyip, yok yere auta çıkmadan, yok yere taça atılmadan, bir kere daha Türkçesini yazdım. Latincesini okudum; 'Aut viam inveniam, aut faciam.'
Yazamayabilirsiniz normal ama mutlaka okuyun. Siz okuyun...
