ANKARA - BHA
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu kapsamında New York'ta düzenlenen Genel Kurul görüşmelerinde üye ülkelere hitap etti. BM'nin kuruluş amaçları ve uluslararası sistemin mevcut yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, özellikle Gazze ve Filistin meselesine geniş yer verdi. BM Genel Kurulu'nun 81. oturumunun genel görüşmeleri 22-28 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştiriliyor.
Konuşmasına BM Genel Kurulu Başkanı Khalilur Rahman ve Genel Sekreter Antonio Guterres'e yönelik ifadelerle başlayan Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın üst üste iki yıldır Genel Kurul'da yer alamamasına ilişkin üzüntüsünü dile getirdi.
Erdoğan, Filistin halkının mücadelesini BM kürsüsünden dünyaya duyurmaya devam edeceklerini belirterek, Filistin Devleti'ni henüz tanımayan ülkelere kararlarını gözden geçirme çağrısında bulundu.
'Birleşmiş Milletler görevini icra edemez hale gelmiş'
Son bir yıllık dönemde dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan çatışmalara dikkati çeken Erdoğan, uluslararası sistemin barış ve güvenliği sağlama konusunda sorunlarla karşı karşıya olduğunu savundu.
Erdoğan, Birleşmiş Milletler'e duyulan güvenin yeniden tesis edilmesi gerektiğini belirterek, Güvenlik Konseyi'nin yapısına yönelik reform çağrısını yineledi. 'Dünya 5'ten büyüktür' ifadesini kullanan Erdoğan, 190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin kararlarına bağlı olduğu bir yapının adil olmadığını söyledi.
Uluslararası hukukun güçlü ve zayıf ülkelere farklı uygulanmaması gerektiğini ifade eden Erdoğan, krizlerin çözümünde bölgesel sahiplenme, açık diplomasi, ortak kalkınma ve dayanışmanın önemine işaret etti.
Gazze ve Filistin vurgusu
Konuşmasının önemli bölümünü Gazze'ye ayıran Erdoğan, İsrail'in saldırıları nedeniyle yaşanan insani tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazze'de çocukların güven içinde yaşayabilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, Birleşmiş Milletler'e duyulan güvenin yeniden sağlanması için bölgede kalıcı barışın tesis edilmesi gerektiğini söyledi.
Gazze'nin yeniden inşasına vakit kaybedilmeden başlanması gerektiğini belirten Erdoğan, uluslararası topluma İsrail üzerinde daha fazla baskı kurulması çağrısında bulundu.
Erdoğan, Filistin devletinin 1967 sınırlarında ve başkentinin Doğu Kudüs olması gerektiğini belirterek, iki devletli çözüme yönelik yaklaşımını yineledi.
Suriye, Irak ve Ukrayna mesajı
Suriye'de yeni bir dönemin başladığını belirten Erdoğan, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki süreci yakından takip ettiklerini ve Türkiye'nin Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğini söyledi.
Irak'ta devlet otoritesinin güçlendirilmesi ve istikrarın sağlanması yönündeki çalışmalara destek verdiklerini belirten Erdoğan, Kalkınma Yolu Projesi başta olmak üzere ulaştırma ve enerji alanındaki iş birliklerine değindi.
Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ise Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğünün sağlanması temelinde sona ermesini istediklerini ifade eden Erdoğan, Karadeniz'de ticari gemilere yönelik saldırıların kim tarafından gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin kabul edilemez olduğunu söyledi.
Kıbrıs çağrısı
Kıbrıs meselesine de değinen Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi gerektiğini savundu. Uluslararası topluma Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanıma ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurma çağrısında bulundu.
Türkiye'nin Avrupa'nın güvenliği açısından önemine de değinen Erdoğan, Avrupa Birliği ile ilişkilerin stratejik bir anlayışla şekillendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Kafkasya, Balkanlar ve Afrika
Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barışın sağlanmasını temenni ettiklerini belirten Erdoğan, iki ülke liderlerinin ortaya koyduğu çözüm iradesini desteklediklerini söyledi. Türkiye'nin Ermenistan'la normalleşme sürecini de sürdürdüğünü aktardı.
Balkanlar, Türk Devletleri Teşkilatı, Afrika, Güney Asya ve Asya-Pasifik bölgesindeki gelişmelere de değinen Erdoğan, Türkiye'nin farklı bölgelerdeki diplomatik ve ekonomik iş birliklerini geliştirmeye devam edeceğini kaydetti.
COP31 ve iklim krizi
İklim krizinin gelişmekte olan ülkeler ve Pasifik bölgesi üzerindeki etkilerine dikkat çeken Erdoğan, Türkiye'nin bu yıl Antalya'da COP31 Zirvesi'ne ev sahipliği yapacağını hatırlattı.
Erdoğan, zirvede iklim adaletinin öne çıkarılacağını, finansman taahhütlerinin yerine getirilmesi ve teknoloji transferinin hızlandırılması için çalışmalar yürütüleceğini söyledi.
Emine Erdoğan'ın 2017 yılında başlattığı Sıfır Atık hareketine de değinen Erdoğan, israfın önlenmesi ve küresel gıda güvenliğinin sağlanması konusunda Türkiye'nin katkı vermeye hazır olduğunu belirtti.
Yapay zekâ için uluslararası hukuk çağrısı
Konuşmasının son bölümünde sosyal medya, dezenformasyon ve yapay zekâ konularına değinen Erdoğan, yapay zekânın kontrolünün giderek zorlaştığını ifade etti.
Yapay zekâ konusunda uluslararası ortak bir hukuki çerçeve oluşturulması gerektiğini belirten Erdoğan, Birleşmiş Milletler Uluslararası Yapay Zekâ Sözleşmesi'nin hazırlanması ve yürürlüğe konulmasına yönelik çalışmaların hızlandırılması çağrısında bulundu.
Erdoğan, konuşmasının sonunda Türkiye'nin uluslararası meselelerde adalet, dayanışma ve ortak iradeyi esas alan bir yaklaşımı sürdüreceğini belirterek, Türkiye'nin geleceği bu anlayış doğrultusunda şekillendireceğini söyledi.





