XI. Ulusal Mantık, Matematik ve Felsefe Sempozyumu üç gün süren programın ardından sona erdi.
İZMİR (İGFA) - Efes Selçuk, bilim, felsefe ve sanat dünyasından akademisyenleri bir araya getiren önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. 'ARÂF: Belirsiz Kesinlikler, Kesin Belirsizlikler Arasında İnsan ve Bilgi' temasıyla düzenlenen XI. Ulusal Mantık, Matematik ve Felsefe Sempozyumu, üç gün süren programın ardından tamamlandı.
İstanbul Kültür Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi koordinatörlüğünde, Türk Matematik Derneği iş birliği ve Efes Selçuk Belediyesi ev sahipliğinde Selçuk Efes Kent Belleği'nde gerçekleştirilen sempozyumda, mantık, matematik ve felsefe disiplinler arası bir bakışla ele alındı.
ÜÇ GÜN BOYUNCA İNSAN, BİLGİ VE GERÇEKLİK TARTIŞILDI
Sempozyum boyunca kesinlik, belirsizlik, insan, bilgi ve gerçeklik kavramları üzerine çok sayıda sunum yapıldı. Akademisyenler, kendi çalışma alanları üzerinden günümüz dünyasının temel sorularını tartışmaya açtı.
Sempozyumun son gününde matematik, mantık, teknoloji ve insan ilişkisi öne çıktı. İstanbul Kültür Üniversitesi'nden Araştırma Görevlisi Dr. Tuğba Sarıcaoğlu, bulanık mantığın insanın günlük hayatta kullandığı esnek ifadeler ile makinelerin sayısal sistemi arasında köprü kurduğunu anlattı. Sarıcaoğlu, 'biraz sıcak' ya da 'orta hızlı' gibi ifadelerin de bilgisayar sistemleri tarafından işlenebildiğini belirterek, bulanık mantığın yapay zekâdan tıbbi uygulamalara kadar birçok alanda kullanıldığını söyledi.
İstanbul Kültür Üniversitesi Öğretim Görevlisi Oğuz Sönmezoğlu ise simülasyon ve gerçeklik ilişkisini ele aldı. Sönmezoğlu, teknolojinin eğitimde önemli imkânlar sunduğunu ancak asıl hedefin değişen koşullarda doğru soruları sorabilen bireyler yetiştirmek olduğunu vurguladı.
'BELİRSİZLİK ORTAMINDA KARAR VERMEK SORUMLULUK GEREKTİRİYOR'
Selçuk Üniversitesi'nden Doç. Dr. Yurdagül Kılınç, belirsizlik ortamlarında alınan kararların sorumluluk boyutuna dikkat çekti. Kılınç, siyasal ve toplumsal kararların yalnızca sonuçlarıyla değil, karar alma sürecinde farklı görüşlerin nasıl değerlendirildiğiyle birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.
İstanbul Teknik Üniversitesi'nden Mehmet Onur Canpolat da Wittgenstein ve Gödel'in kesinlik ve belirsizlik üzerine görüşlerini değerlendirdi. Canpolat, her şeyin kanıtlanamayacağına dikkat çekerek insan yaşamının belirsizlikten bağımsız düşünülemeyeceğini ifade etti.
DİJİTAL NESNELERİN ONTOLOJİK STATÜSÜ TARTIŞILDI
Fenerbahçe Üniversitesi'nden Halise Avşar, dijital dünyadaki nesnelerin nasıl tanımlanabileceği ve hangi koşullarda aynı nesne sayılabileceği sorusunu ele aldı. Avşar, dijital nesnelerin yalnızca fiziksel yönleriyle değil, işlevleri ve kullanım alanlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Programın sonunda sempozyumun üç gününe ilişkin değerlendirme yapıldı. Katılımcılar, etkinliğin uzun bir aradan sonra yeniden düzenlenmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek Efes Selçuk Belediyesi'ne, İstanbul Kültür Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi'ne, Türk Matematik Derneği'ne ve Selçuk Efes Kent Belleği çalışanlarına teşekkür etti.
Sempozyumda ayrıca hayatını kaybeden duayen felsefeci Prof. Dr. İoanna Kuçuradi de anıldı.
Efes Selçuk'un felsefe, bilim, matematik ve sanatın buluştuğu önemli bir merkez olduğunu vurgulayan yetkililer, bu tür etkinliklerin kentteki entelektüel birikimi güçlendirdiğini ifade etti.






