İçler sızlayarak 'Lozan' günü sonlandırılan onlarca yıllık siyasi dönem, 'Büyük Zafer' günü 'Yeni' dönem siyaseti ile taçlandırılacaktı.

Çünkü her çarpık düzeni düzeltecek bir parti ve bir 'Yeni' siyaset dönemi mutlaka başlayacaktı. Ve her başlangıçta tek yol 'Olmak ya da olmamak...' meselesiydi. Hatta mesele başka başka meselelerin bir daha başa dert açmamasıydı. Zaten meselelerin kökten çözümü için anne sözü dinlemek de esastı. Verilen söz yenilendi ve 'YeniP' üyeliği on gün öne çekildi. Çünkü kongreler sürecinde seçme veya seçilme hakkı kullanmak çarpık düzen karşıtlığı ve türlü musibetlerin defi demekti. Ayrıca 'Yeni' dönem siyaseti, asla geri durmayı istemezdi..

'Yeni' dönem siyaseti dönen dolaplar arttıkça, artık başka çıkar yol kalmadığını soyka evrene ispatlamalıydı. Yani kutlu isyanın meşalesi, çarpık düzenin ağdalı sömürüsünü daima ışıtırdı. O ışınlanmayla çarpık düzenin gelmişine geçmişine, paslı çarkına, çaptan düşmeden denizin metodik ritmini yansıtmak gerekirdi. Öyle ki desleksiyon delirmesi sapıtımlara, sınırsız sıradanlığa yeni dönem siyaseti gereği gününü göstermek lazımdı. İşte o yüzden okuryazar olmayan ama başka şık bulunmadığı için ilk diye işaretlenen ev kadını değil ev ekonomisti anne ile kalemşör kokartlı oğlu kendilerini 'Yeni'lediler...

Bu öyle bir 'Yeni'lenme ki on yılların kazanımı ayni ruhla, hatta "annem yine 'Yeni'lendi finduk dalları" rumuzuyla. İkisi de güzel günler umuduyla 'YeniP' kortejine katıldılar. Hiç çekinmeden bu yürüyüş bizim dediler. Yol uzun, ömür yetmez diye acele ettiler...

Ayrıca 'Yeni' dönem siyasetine sınıfsal bakmak, sınıfsal yazmak, çarpık düzenin de yıkılabileceğini anımsatmak ve hissettirmek tam da budur işte. Cesaret. Söylenenler ve yazılanlar birilerini kızdırır, kalemcisini süründürür veya yumuşatır. Ancak kutsal isyanın düzenli düzensizliği, kor karanlığı mutlaka parçalar. İnanmak...

Geniş katmanlarca önemsenen 'Yeni' dönem siyaseti, düzensizliği düzeltmek veya düzeni düzlemek için enlem ve boylam arasına sıkışmaz. Asla özünden kopmaz. Özgür dünya için Yeni'likçi kıstaslara uyar. Kökü sığdalığı değil kökü derindeliği yeğler. Çarpık düzenin, güncel hayata dayattığı gariplikleri ve katarakt konuları, eski köye 'Yeni' adet çözer. Zihinlere zinde ataklarla, zehir zeka dokundurmalarla 'Yeni' dönem siyasetin güneş olduğunu kayıtlar. Ve güneşin balçıkla sıvanamayacağını kanıtlar...

Yeni' dönem siyaseti, onyıllardır çarpık düzen içinde insanlıktan çıkmış veya çıkarılmış türlerin karşısına, 'Yeni' dönem siyasetçiler, 'Yeni' toplumsal yaklaşımlar, 'Yeni' siyasal değerlendirmeler,

'Yeni' planalar ve projeler, 'Yeni' örgütsel oto kontrol sunumlarıyla çıkar. Çıkmalı ve 'Yeni' siyasetin yeni dönemde eskiye dönüşmeme şartını güncellemeli. Yani çarpık düzenin halkı oyalama taktikleri ve yarını oylama modellerini kesinlikle reddetmeli. Belli kesimlerden safi, sufi, kafi, kati kimliklerin, boş akılları, masum akıl depolarını zehirlemesi engellenmeli...

Yani 'Yeni' dönem siyasetin ilk halletmesi gereken durum bu. İkincisi ise çarpık düzenin, gökten yere inmiş duyguları kullanarak zaman ve mekan duyarlığını sıfırlamasına reaksiyon vermek. Bu merkezi otorite ritmi resetlenmedikçe büyük resmi doğru okumak zorlaşır. Ve durduk yerde demirden korkun diye racon kesenler de çoğalır.

Oysa çoğunluk için hala değişmez aynılık varsa 'Yeni'lenen aykırılık için davet ve icabet beklenmez. Sonu fasılalar halinde, esaretle bitebilecek sertlik de olsa 'Yeni' dönem siyasetin çerçevesi çizilir. Ve duvara asılan manzara Sevr dağına çıkanların bir kez daha Deniz Gözlü yiğite yenileceğini resmeder. Ve kalemşör, sırlı çerçeveyi 'Büyük Zafer' yakındır diye imzalar...

İşte millet tarafından 'YeniP' o yüzden kuruldu. Kalemşör ve annesi de o yüzden 'YeniP' kadrosuna katıldı. Şimdi pergeli açmak gerek çünkü 'Yeni' siyasette büyük yürüyüş dönemi. Dillerde "annem yine 'Yeni'lendi finduk dalları..."